PSİKOTİK BOZUKLUKLAR

Halk arasında "akıl hastalığı" denilen hastalık kümelerini kapsar. Kişilik bozuklukları ve nevrotik bozukluklara göre çok daha ağır bir tablodur. En önemli farkı psikotik kişinin hasta olduğunu kabul etmemesidir. Psikoz kişinin gerçeği değerlendirme yeteneğinin ortadan kalktığı, gerçek dünyadan uzaklaşıp kendine özgü bir dünya kurduğu, hayaller görüp gerçekte olmayan sesler duyduğu, bir takım mantık dışı düşüncelere kapılıp bunları gerçekmiş gibi değerlendirdiği bir ruhsal hastalık türüdür. Psikozların oluş nedenleriyle ilgili birçok görüş ileri sürülmüştür. cicek_04 Psikososyal gerilim faktörlerinden, bebeklikten itibaren kişinin başından geçen tüm olaylar ve çevresel etkenler sorumlu tutulmuştur. Ancak en önemli neden kişinin genetik şifresidir. Psikotik bireylerin ailelerinde psikoz görülme riskinin yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca önemli bir nokta stres olayları ile psikoz başlaması arasındaki ilişkidir. Olumsuz çevre koşulları psikotik bir genetik şifreyle doğan kişide belirli bir yaşa geldiğinde ancak tetik çekici bir rol oynar. Askerlik, evlilik, gebelik, doğum yaygın görülen tetik çekici etmenlerdir.

ŞİZOFRENİ:  Ağır bir hastalıktır, ancak son yıllarda kullanılan yeni ilaçlar hastalığın gidişatını olumlu yönde ve önemli ölçüde değiştirmiştir. Şizofrenler, donuk, insanlardan uzak kalmayı tercih eden, kısıtlı duygulanımlıdır. Hastalık genelde sinsi ve yavaş ilerler. Diğer bir formda ise ani başlangıç, taşkınlık, saldırganlık, öfke nöbetleri, garip düşüncelere saplanma, aşırı alınganlık, aşırı kıskançlık, olmayan sesler duyma, görüntüler görme, onlarla konuşma gözlenebilir. Şizofreni genellikle ergenlikten sonra ortaya çıkmakla birlikte, ileri yaşlarda şizofreni görülme olasılığı azalır. Toplumda görülme olasılığı %1'dir. Son yıllarda güçlenen bir görüşe göre erken teşhis edilen etkili dozda güçlü antipsikotiklerle tedavi edilen şizofrenlerin hastalıkları fazla ağırlaşmamakta, böyle hastalarda yıkım daha az olmaktadır. Şizofreniklerin suç işleme ve çevreye zarar verme oranı bir psikopattan daha yüksek değildir. Şizofreninin ilaçsız tedavisi mümkün değildir. İlaç tedavisinin yanında, aileyi ve hastayı destekleyici terapiler uygulanması çok faydalıdır.  

cicek_09PARANOİD PSİKOZ: En temel özelliği halüsinasyonların olmaması ve hezeyanların daha derli toplu sistematik ve az çok mantıklı gözüken hezeyanlar olmasıdır. Kötülük görme, keşif, mistik, hak arama gibi birçok çeşidi bulunur. Hastada sosyal ve mesleki işlev kaybının belirgin olmamasına karşın bu hastalar ciddi sosyal uyum problemleri gösterirler. Hastayı ve hatta bazen ailesini de ikna etmek olanaksızdır, buna da "Paylaşılmış Paranoya" denmektedir. Genellikle tedaviye dirençli kronik bir seyir izler.

AFFEKTİF PSİKOZLAR:  Bu grubun içinde psikotik bulguların yanında hastada manik veya depresif bulgularda eşlik eder. Manik dönemde, çok hareketli, neşeli veya öfkelidirler. Çok konuşurlar, kendilerini aşırı derecede iyi ve yüksek görürler; uyku azalmış cinsel istek ve enerji artmıştır. Çok dolaşır, çok para harcarlar. Bu tür psikotik belirtiler manik hecme ortadan kalkınca ortadan silinir. Hafif şekli ise "Hipomani"dir. Manik hecmenin tersi depresyondur. Affektif hastalıkta hastalar sırayla manik ve depresif dönemlere girebildikleri gibi bir yanı hafif geçirerek yada hiç geçirmeyerek yalnızca maniye yada depresyona yakalanabilirler. İlaç tedavisi çok önem taşır. Hecme sırasında hastanın kliniğe yatırılarak tedavisi daha uygundur. Hafif vakalarda ayaktada tedavi edilebilir. Antipsikotik ilaçların yanında duygu durumu düzenleyici (Lityum, Sodyum valproat, Karbamazepin...vs) ilaçlar da kullanılmaktadır. İlaçların %50-70 arasında koruyuculukları vardır. Ayrıca EKT (elektro konvulsif terapi) kullanılmaktadır.



Telif Hakkı © 2006-2008 Dr-Sibel.com. Bütün Hakları Saklıdır.     Program/Dizayn: Aziz